Amerikan Merkez Bankası Fed, politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tuttu. Karar metninde işgücü piyasasındaki dengelenmenin sürdüğü, enflasyonun hedefe yakınsama sürecinde ilerleme kaydettiği ancak bu ilerlemenin doğrusal olmadığı vurgulandı.
Kararın piyasa yansımaları
Karar sonrasında dolar endeksinde belirgin bir yön değişimi gözlenmedi. Tahvil piyasasında on yıllık ABD getirileri dar bir bantta hareket ederken, hisse senedi piyasalarında sektörel ayrışma öne çıktı. Emtia tarafında altın, faiz kararının reel getiriler üzerinde ilave baskı yaratmaması nedeniyle kazanımlarını korudu.
Euro/dolar paritesi ve TL sepeti
Euro/dolar paritesi 1,15 seviyesinin üzerindeki seyrini sürdürüyor. Paritedeki bu görünüm, Türkiye açısından doğrudan önem taşıyor: ihracatın önemli bölümünün euro, ithalatın ve enerji faturasının ise ağırlıklı olarak dolar cinsinden gerçekleşmesi nedeniyle parite hareketleri dış ticaret dengesine ve kur sepetine yansıyor. Paritenin yüksek seyri, euro cinsinden gelir elde eden ihracatçı açısından görece destekleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Gelişmekte olan piyasalar cephesi
Fed’in bekle–gör duruşu, gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik risk iştahını görece destekliyor. Küresel likidite koşullarının sert biçimde sıkılaşmadığı bir ortam, TL cinsi taşıma işlemleri açısından da olumlu bir zemin oluşturuyor. Bununla birlikte, kalıcı bir sermaye girişi için yurt içi enflasyon patikasının öngörülebilirliği belirleyici olmayı sürdürüyor.
Takvim
Fed’in yıl içindeki bir sonraki faiz kararı 16 Eylül 2026’da açıklanacak. Bunu 28 Ekim ve 9 Aralık toplantıları izleyecek. Avrupa Merkez Bankası ise 10 Eylül’de para politikası kararını duyuracak.